Anadolu Efes Başantrenörü Pablo Laso, İspanyol basketbol dergisi Gigantes del Basket'e kapsamlı bir röportaj verdi. Fenerbahçe Beko ile oynayacakları Türkiye Ligi play-off yarı final serisi öncesinde gündeme gelen bu açıklamalar, hem rakip takımın başantrenörü Sarunas Jasikevicius'a yönelik övgüler hem de Efes'in zorlu sezon hikayesi bakımından dikkat çekici nitelik taşıyor.
Laso'nun Türkiye Deneyimi: Farklı Kültürler, Olumlu İzlenimler
Pablo Laso, Almanya'daki görevinin ardından Türkiye'ye geçişini son derece olumlu bir deneyim olarak tanımladı. "Bir antrenör olarak farklı kültürleri tanımanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Almanya'daki deneyimimin ardından şimdi Türkiye'deyim ve bunun kişisel açıdan benim için çok olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Kulüpte bana çok iyi davranıldı" diyen Laso, Anadolu Efes'i ilk gördüğünde çok iyi organize edilmiş bir yapıyla karşılaştığını vurguladı. Avrupa şampiyonluğu yaşamış bir kulüp olarak Efes'in kazanmak ve rekabetçi olmak konusundaki kararlılığının kendisini etkilediğini de sözlerine ekledi.
Ancak Laso, bu olumlu tablonun yanında sezonu derinden zorlaştıran bir etkenin de altını çizdi: sakatlıklar. "Beni üzen tek şey, göreve geldiğimde büyük bir projenin parçası olmama rağmen takımın o dönemde özellikle sakat oyuncular nedeniyle ciddi sorunlar yaşıyor olmasıydı" diye konuşan deneyimli teknik adam, zaman zaman kulübede oturup kenarda bekleyen oyuncuların maaş yükünü düşünmek durumunda kaldığını da itiraf etti.
Sakatlık Kabusu: Altı veya Yedi Eksikle Oynanan Maçlar
Laso'nun röportajının belki de en çarpıcı bölümü, takımın sezon boyunca yaşadığı sakatlık krizinin boyutlarını ortaya koyduğu kısım oldu. Anadolu Efes, bazı maçlara altı ya da yedi eksikle çıkmak zorunda kaldı. Buna rağmen takımın ayakta kalmayı başardığını vurgulayan Laso, oyuncuları farklı pozisyonlara ve farklı görevlere adapte ederek çözüm ürettiklerini anlattı.
Bu süreçte öne çıkan isimlerden birinin Jordan Lloyd olduğunu belirten Laso, yardımcı antrenörlerinden birinin "Jordan Lloyd inanılmaz bir savunma işi çıkardı" dediğini aktardı ve bu değerlendirmeye hak verdiğini söyledi. Sezon başında Lloyd'un savunma amaçlı transfer edildiği söylenseydi pek mantıklı gelmeyeceğini kabul eden Laso, ancak bu durumun oyuncunun karakterini ve gelişimini açıkça gözler önüne serdiğini ekledi. Şehmus Hazer, Dozier, Jones ve Cole Swider gibi isimleri de bireysel gelişimleri açısından takdirle andı.
Hâlâ sakat oyuncularının bulunduğunu hatırlatan Laso, Cordinier ve Papagiannis'i örnek gösterdi. Final Four tecrübesi taşıyan bu isimlerin yokluğunun eksiği hissedilir olduğunu, ancak takımın bu duruma uyum sağlamayı öğrendiğini vurguladı.
Larkin ve Poirier'in Dönüşü Dengeyi Getirdi
Son yaklaşık bir ayda Shane Larkin ve Vincent Poirier'in kadroya yeniden katılmasının takıma büyük bir istikrar kazandırdığını belirten Laso, özellikle Larkin için dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. "Shane çok yetenekli bir oyuncu. Çok iyi bir şutör, pick-and-roll oyununu çok iyi okuyor ve son derece komple bir basketbolcu. Takım oyununa büyük bir sağlamlık katıyor" diye konuşan Laso, bu iki oyuncunun dönüşünün Efes'e önemli ölçüde denge sağladığını söyledi. Poirier'in iyileştikten sonra yeniden sakatlandığını da hatırlatarak sürecin ne denli sancılı geçtiğini gözler önüne serdi.
Jasikevicius Sözleri: Yarı Final Öncesi Saygı Mesajı
Röportajın Fenerbahçe Beko açısından en önemli boyutunu ise Laso'nun Sarunas Jasikevicius hakkındaki değerlendirmeleri oluşturdu. Fenerbahçe Beko başantrenörüne övgüyle söz eden Laso, yarı final serisi öncesinde rakibine duyduğu saygıyı açıkça ortaya koydu. Türkiye Ligi yarı finallerinde Fenerbahçe Beko ile karşı karşıya gelecek olan Anadolu Efes, sezon boyunca kendini defalarca yeniden keşfetmek zorunda kaldığı bir yılın ardından bu kritik seriye hazırlanıyor.
Laso, tüm bu sürecin kendisini hem teknik hem de kişisel olarak geliştirdiğini vurgulayarak röportajını noktaladı. Sezon boyunca farklı ülkelerde edindiği deneyimlerin bir antrenör olarak dünya görüşünü genişlettiğini de sözlerine ekledi.



