Fenerbahçe'de olağanüstü seçimli genel kurul bu hafta sonu yapılacak. Kulübün eski başkanı ve mevcut başkan adayı Aziz Yıldırım, seçim öncesinde Anadolu Ajansı'na kapsamlı bir röportaj verdi. Yıldırım, transfer polemikleri, kulübün 12 yıllık başarısızlık tablosu, 3 Temmuz süreci ve liderlik anlayışı hakkında sert ve doğrudan açıklamalar yaptı.
Merih Demiral Tartışması: 'Kulüp Satmıyoruz Diyor'
Röportajın en dikkat çekici bölümü, rakip adayın seçim kampanyası sürecinde Merih Demiral'ın transferini kamuoyuna duyurmasına yönelik eleştiriler oldu. Aziz Yıldırım, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Merih'i açıkladılar fakat kulübü 2029'a kadar satmayacağız diyor. Bir oyunlar oynanıyor, böyle olmamalı. Fenerbahçe, gerçeklerle hayalleri ayırsın."
Yıldırım, bu tür açıklamaların kulübe zarar verdiğini vurgulayarak kendi yaklaşımını net biçimde ortaya koydu: "Bir oyuncuyu söylüyorlar, oyuncu ya da kulübü tarafından yalanlanıyor. Bunlar kulübe zarar veriyor. Biz öyle bir şey yapmıyoruz." Kendi tarafından ise isim vermeden iki santrfor için görüşmelerin son aşamada olduğunu açıkladı: "İki santrfor dedik ama isim vermedik. Onlarla da son aşamaya geldik." Yıldırım, bu görüşmelerden birinin sonucunu belki aynı gün kamuoyuyla paylaşabileceklerini, belki de hiç açıklamayacaklarını da sözlerine ekledi.
Hayali transferlerin tehlikesini vurgulamak için geçmişte bir televizyon programında Kylian Mbappe'yi alıyorum dediğini hatırlatan Yıldırım, "Böyle hayaller kuracaksak gerçekleri göremeyiz" diyerek rakibini dolaylı olarak bu tutumla özdeşleştirdi.
'Başkan Olmak İçin Gelmiyor, Liderlik Yapacak'
Aziz Yıldırım, neden yeniden aday olduğunu açıklarken kişisel bir ihtiyaçtan değil, kulübün içinde bulunduğu tablodan yola çıktığını vurguladı. "Ben başkan olmak için gelmiyorum. Bunu herkes bilsin. Benim Fenerbahçe'nin başkanlığına ihtiyacım yok. İşim var, zamanımı ailem ve dostlarımla geçiriyorum. Her şeyim mükemmel, yaşamım güzel" diyen Yıldırım, buna rağmen adaylık kararının arkasındaki asıl gerekçeyi şu sözlerle özetledi: "12 senelik başarısızlık var. 7 sene şampiyonlukta fark var. 7 sene şampiyon olursak ancak yakalarız. Karşı tarafın bir şampiyonluğu bunu uzatır. 20 sene arada fark olur. O zaman Fenerbahçe büyüklüğünü kaybeder."
Kendisini başkan değil lider olarak tanımlayan Yıldırım, "Ben liderim, başkan değilim. Liderlik yapacağım. Bütün arkadaşlar görevlerini yapacaklar, ben onlara destek olacağım. Benim görevim bu" ifadelerini kullandı. Seçimi kaybetmeleri durumunda ne olacağına dair soruya ise son derece dürüst bir yanıt verdi: "Seçilmezsek de karşı tarafı destekleriz ama kısa zamanda hata yaptıklarını görürler."
Seçim Ortamı ve Camia Birliği Çağrısı
Yıldırım, iki aday arasındaki rekabeti değerlendirirken olumlu bir tablo çizdi; ancak karşı tarafın vaat politikasını eleştirmekten de geri durmadı. "Atmosfer gayet iyi. İki taraf da Fenerbahçe içinden çıkan insanlar, yabancı insanlarla yarışmıyoruz" derken hemen ardından şu tespiti ekledi: "Gelecekle ilgili düşüncelerimizi aktarmaya çalışıyoruz ama karşı tarafta hayaller var."
Seçmenin karar sürecini nasıl değerlendireceğine ilişkin görüşünü de paylaşan Yıldırım, "Seçim ne olur? İki tarafa bakacaklar, geçmişte ne yapmışlar, bugün neler vaat ediyorlar, bunlara bakacaklar ve karar verecekler" dedi. 20 yıllık başkanlık tecrübesine de vurgu yapan Yıldırım, "20 yıllık tecrübemiz var, ona dayanarak ve güvenerek gerçekleştireceğimiz şeyleri söylüyoruz. Gerçekleştiremeyeceğimiz şeyleri söylemiyoruz" diyerek güven vurgusu yaptı. Seçim sonucundan bağımsız olarak camia birliğinin şart olduğunu da altını çizdi: "Ayrışma var, toparlanma gerekiyor. Bütün camianın birleşmesi lazım. Birlik ve beraberlik olması gerekiyor."
3 Temmuz: 'Fenerbahçe'nin Kırmızı Çizgisi'
Röportajın son bölümünde Aziz Yıldırım, adaylık kararını tetikleyen en derin motivasyona değindi: 3 Temmuz şike operasyonu. "Aday olacaktım tabii ki. 3 Temmuz'u kimse bana unutturamaz" diyen Yıldırım, o dönemi şu sözlerle değerlendirdi: "3 Temmuz, Fenerbahçe'nin kırmızı çizgisidir ve Fenerbahçe'ye darbe vurmuştur. 3 Temmuz, Fenerbahçe'nin yükselişini engellemiştir. O kırılganlık bugün devam ediyor."
Yıldırım, Fenerbahçe camiasının FETÖ yapılanmasıyla mücadelesindeki tarihsel rolüne de dikkat çekti: "Fenerbahçe camiası, bir örgütle savaşmıştır. O örgüt, ilk darbeyi Fenerbahçe'den yemiştir. Fenerbahçe, Türkiye'de öncüdür ve Kuvayi Milliye'dir. FETÖ'ye karşı ilk direnişi gösteren Fenerbahçe'dir." Bu tarihsel bağlam, Yıldırım'ın adaylık söyleminin merkezinde yer alan güçlü bir motif olarak öne çıktı.



